Baş dönmesi kişinin kendisinin veya etrafının dönmesi hissidir. Kimi zaman hastalar bunu deprem oluyormuş gibi veya ayağının altından yer kayıyormuş gibi diye de tarif etmektedirler. Genellikle saniyeler veya dakikalarca sürer. Ancak bazen de günlerce sürebilmektedir. Baş dönmesi şikayeti iki temel yapının hasarından kaynaklanabilmektedir. Bunlar beynin alt, arka kısmında yerleşmiş olan beyincik ve iç kulakta salyangoz şeklinde olan yapıdır. Kulak kökenli baş dönmeleri özellikle başlangıç döneminde son derece şiddetli baş dönmesi, bulantı, kusma, şiddetli dengesizlik ile birliktedir. Hasta hareket ettiği zaman özellikle şiddetlenir. Bu nedenle hasta yerinde hareketsiz kalmayı tercih eder. Günler içerisinde şiddeti genellikle azalır. Görme problemi pek eşlik etmez. Kulaklarda şiddetli uğultu, çınlama ve dolgunluk hissi ile birliktedir. Özellikle mevsim geçişlerinde, soğuk hava, cereyan maruziyetlerinde sık olarak gözlenmektedir. Beyincik kökenli baş dönmesi ise hareket ve pozisyondan bağımsız olarak sürekli şekilde olan baş dönmesidir. Etkilenen beyincik tarafına doğru hastayı çeker tarzda dengesizlik te vardır. Bu nedenle hastanın yürüyüşü son derece zordur. Bağlantıların etkilediği durumlarda çift görme olabilmektedir. Yine bazen konuşmada da bozulma vardır. Bu durumda kişinin konuşması sarhoş gibidir. Beyincik ve bağlantılarının çeşitli durumlarca (kanama, damar tıkanıklığı, MS, iltihap, tümör gibi) etkilenmesi bu tip baş dönmesine yol açmaktadır.

Baş dönmesi son derece önemli bir bulgudur. Altta yatan nedenin mutlaka belirlenmesi ve tedavinin buna göre yapılması gerekir. İhmal etmeden mutlaka bir nöroloji uzmanına müracaat etmek gereklidir.